Sevgili dostlarım ve hastalarım,

Bu kısa yazıyı Durmuş ve Durmuşoğlu bağlantısına açıklık getirmek, hoş bir hikayeyi sizlerle paylaşmak için hazırladım. 1980-1981 senesinin kış aylarında, ailece çok saydığımız dedem Salim Durmuş'u kaybettik. Yaşı ileri, ancak dinç ve her işini kendisi yapmak hırsında olan çok kültürlü bir kişiydi.

 

Erbaa'dan Tokat'a özel bir iş için kendi başına yaptığı yolculuk sonunda otobüsten indiği anda enfarktüs geçirerek vefat etti. Bizim soyadı hikayesi bu olay ile başladı. Dedem hayatta iken devamlı bizlerin Durmuş efendinin torunları olduğumuzu ve bu soyadının esasen Durmuşoğlu olması gerektiğini ısrarla tekrarlardı.O zaman hayatta olan babam Dr. Ziya Durmuş Ankarada isim yapmış, sevilen ve toplumda ismi ve soyadı ile adeta marka olmuş bir kişiydi. Bu değişiklik dedem hayatta iken olağan olarak pek taraftar bulmadı. Rahmetli olduktan sonraki aylarda ailedeki derin hüzün ve vicdan azabı ile hızlı bir şekilde mahkeme kararıyla soyadımız değiştirildi. Ben o zaman Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi idim. Bana Ankara'dan gelen telefon ile soyadımızın değiştiği; genç olmam nedeni ile bütün evraklarımın hemen değişmesi gerektiği ve diplomam dahil artık her türlü evrakımın Durmuşoğlu olarak devamının uygun olduğu bildirildi. Ben bu olayı çok rahat benimsedim, fakat babam çok istemesine ve resmi evrakta soyadının 1981 sonrası Durmuşoğlu olmasına rağmen, halk arasında ve camiada hep Durmuş olarak kaldı. Haksız da değildi, tam 58 yaşında; mesleğinin doruğunda; tanınmış bir hekim olarak soyadını değiştirmesi kolay olmamıştı.

Bu yaşanmış hikayeyi web sayfamda sizlerle paylaşmak istedim. Beni çok yakından tanıyanların dahi zaman zaman babam ile benim soyadımın neden farklı olduğunu sormaktan kendilerini alamadıklarına defalarca şahit oldum. Ben babamın ismini sevenlerinden hep Dr.Ziya Durmuş olarak duyduğum için, muayenehaneme de onun ismini bu şekilde vermeyi uygun gördüm.

Sağlıcakla kalınız.

Prof.Dr. Fatih Durmuşoğlu