HİSTEROSKOPİ

  1. Histeroskop rahim ağzından içeri girecek şekilde yapılmış optik bir alettir.
  2. Tıp alanında endoskoplar arasında yerini almaktadır. Endoskoplar tıpta değişik alanlarda kullanılmaktadır. Mide, barsak, mesane gibi içi boş olan organların içerisine girerek tanı ve tedavi uygulamalarında kullanımları yaygındır.
  3. İleri optik teknolojisinin tıp ile buluşmasından doğan bir teknotıp uygulamasıdır.
  4. Bu yöntemle eskiden ancak karın açılarak tanı ve tedavisi olan bir çok hastalık; günü birlik uygulamalarla, hastanın iş gücünden kayba neden olmadan kolaylıkla uygulanmaktadır.
  5. Histereskopi tanısal ve tedavi amaçlı yapılmakta olup tanısal olanlar lokal anestezi ile yapılırken tedavi uygulamalarında genel anestezi tercih edilmektedir.
  6. Başlıca kullanıldığı alanlar;

-Düzensiz adet kanamaları ve menopoz sonrası kanamaların tanı ve tedavisi
-Rahim içerisinde yer alan polip ve miyomların tanı ve tedavisi
-Tekrarlayan düşükler ve bebek sahibi olamama nedenlerinin araştırılması

 

LAPAROSKOPİ

  1. Dr.Kurt Semm tarafından 1960-1970 yılları arasında geliştirilmiş bir optik teknolojidir. Dr Semm laparoskopi teknolojisini jinekolojide tanı ve tedavi alanında uygulamıştır.
  2. Günümüzde yaygın olarak kullanılan bu teknoloji, histeroskop gibi bir endoskopi aletidir. Benzer teknolojileri kullanarak karın yolu ile batın boşluğuna genel anestezi altında girilmesidir. Tanısal ve tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
  3. Başlıca kullanıldığı alanlar;

-Nedeni bulunamayan alt karın ağrıları
-Bebek tedavisinde tüplerin açıklığının test edilmesi
-Yumurtalık kistleri, dış gebelik, endometriozis ve batın içi yapışıklıkların açılması
-Bebek istemeyen kadınlarda yumurtalık kanallarının bağlanması gibi tedaviler
Genel anestezi gerektirmesine rağmen karın cildi üzerinde belirsiz izler bırakması ve günü birlik veya 1 gece hastanede kalma gereksinimi, iş gücüne ve normal hayata hemen dönüş gibi özellikleri, bu endoskopik uygulamayı tercih nedeni yapmaktadır.

 
 
 

POLİKİSTİK OVER

    Yumurtalıkların sağlıklı yumurta oluşturamaması ve yumurtanın çatlayarak atılamaması ile karakterize bir bozukluktur.
    • Genetik geçişin kuvvetli olduğu düşünülür, daha çok üreme çağında  görülmektedir.
    • Genç kızlarda ergenlik sonrası adet düzensizliği ile başlayan ve daha sonraki yıllarda bebek sahibi olmakta problemler ile devam ederek ileri yaşlarda şeker ve kolestrol yüksekliği gibi sorunlarla yaşam boyu devam eden metabolik, hormonal bir patolojidir.
    • Genellikle adet düzensizliği ,hızlı kilo alma , akne artışı ve kıllanma artışı ile doktora başvuru sıkdır.
    • Bekar hastalarda dolu mesane ile karından yapılan ultrason ve kanda bakılan bazı hormon seviyeleri ile tanı konmaktadır.
    • Tedavi ve kontrollü diyet ile hastalar bu problemleri aşmaktadırlar. Önemli olan doktor takibi ve önerilen ilaç, diyet gibi unsurlara sabır ile bağlı kalmaktır. Bu tedavinin en önemli kısmıdır. Genellikle uzun soluklu bir tedavi olması, hastaların bir süre sonra uzaklaşması tedavi başarısızlığının en önemli nedenidir.
     

JİNEKOLOJİK KANSER TARAMASI

  • Jinekolojik organların dışa açılması nedeni ile birçok hastalığın erken tanısı ve tedavisi önemli ölçüde mümkündür ve kadın hayatının uzamasını sağlamaktadır.
  • Tıpta yıllar sürecinde değişmez bir kural vardır. İnsan hayatını en kolay ve ekonomik uzatma yolu, erken tanı ve tarama yöntemlerinden geçmektedir.
  • Genital sistem kanserleri 50 yaş üzerinde maalesef hızlı bir  şekilde artış göstermektedir. Ülkemizde özellikle menopoza giren ve doğurganlığını yitiren kadınlarımız, artık jinekoloji ile sorunları kalmadığını düşünürler.
  • Asıl bu dönemden sonra bazı tarama yöntemleri önem taşımaktadır.
 
 

JİNEKOLOJİK SAĞLIK İÇİN GEREKLİ OLAN TARAMALAR

    Yılda bir defa PAP SMEAR testi (rahim ağzı kanser taraması)
    • Ultrason ile rahim boyutlarının ve en önemlisi endometriyum denen rahim içi zar kalınlığının mutlaka ölçülmesi
    • Yumurtalıkların büyüklükleri ve kitle var ise; kapsamının mutlaka sonografik olarak tarif edilmesi gerekmektedir. Özellikle menopoz sonrası rahim iç tabakasının kalınlaşması bazı kanser türlerinin erken tanısı açısından çok önemlidir.
    • 50 yaş üzeri kadınların yılda bir defa mamografi çektirmesi gerekmektedir.

RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISI

  1. Bu aşı halen geçerli olan çalışmalar çerçevesinde 9-26 yaş arasında etkindir
  2. Human Papilloma Virusunun neden olduğu rahim ağzı kanserlerinden korur. Önemli olan kişinin virusla temas etmediği yaşlarda aşının yapılmasıdır. Bu en fazla korunmayı sağlamaktadır.
  3. Rahim ağzı kanserine en fazla neden olan 4 tipe karşı koruma sağlamaktadır. Bu 4 tipten her hangi biri ile karşılan kişi diğer tiplere karşı korumanın devamı açısından aşılanmalıdır.
  4. Genital siğillere karşı koruma sağladığı bilinmekte olup, genital siğilleri olanlarda rahim ağzının korunması açısından aşının yapılmasında fayda görülmektedir.
Aşı 3 seferde 6 ay içerisinde yapılmaktadır. Gebe ve emziren kadınlarda güvenilirliği ile ilgili sağlam kanıtlar henüz yoktur.
 
 
 

VAJİNAL AMELİYATLAR

  • Kadın hastalıkları ve doğum cerrahisinin en önemli özelliklerinden biri karın yolu dışında bazı ameliyatların vajinal yoldan yapılabilmesidir.
  • Doğum sayısı iki veya daha fazla olan kilolu, kronik öksürük ve kabızlık yakınması olanlarda, zaman içerisinde rahim dokusunun vajinaya doğru düştüğü görülmektedir.
  • Bu şikayetler bazen idrar kaçırma, bazen tuvalet temizliği esnasında mesane, rahim ağzı gibi yapıların ele gelmesi üzerine doktora başvurma sebebidir.
  • Vajinal ameliyatlar, rahmin aşağıdan alınması dahil hasta için son derece rahat fakat doktorun yeterli tecrübe ve yeteneğinin olması gereken operasyonlardır. Hasta ameliyat sonrası ameliyata ait izleri göremez ve kısa zamanda ayağa kalkar, hatta 1-2 gün içerisinde taburcu bile olabilir.
  • Vajinal ameliyatlar günümüz cerrahi prensiplerine uygun girişimlerdir. Hastanın karın bölgesi açılmadığı için düşük oranda enfeksiyon, az miktarda ameliyat sonrası ağrılar ve kısa zamanda işe dönüş gibi avantajları  vardır.
  • Günümüzde uygun hastalarda; rahim alınması, mesane düşüklüğü,idrar kaçırma ve genişlemiş vajina gibi problemlerde vajinal cerrahi en uygun girişimdir.

HORMONLU RAHİM İÇİ ARAÇ UYGULAMALARI (SPİRAL)

  • Rahim içi araç uygulaması uzun süreli gebe kalmak istemeyen kadınlarda çok önemli bir seçenektir.
  • Rahim içi araçlar tarihsel sürecinde, plastik, bakırlı ve son şekli ile progesteron yüklü araçlar şeklinde gelişim göstermiştir.
  • Rahim içi araçların yüksek koruma sağlaması yanında, adet kanamalarını uzatması, ağrılı adet ve kramplara neden olmak gibi yan etkileri bilinmektedir,
  • Bu yan etkileri azaltmak ve yüksek koruma oranlarından taviz vermemek üzere progesteronlu rahim içi araçlar üretilmiştir.
  • Hormonlu spiral olarak tarif edilen bu sistem aralıksız en az 5 sene koruma sağlamaktadır.
  • Gebelikten koruma yanında, adet kanamalarının fazla olmasından ve ağrılı adet görmeden yakınan kadınlarda bu yakınmaların tedavisinde de etkindir.
  • Birçok ülkede menopoza yaklaşan kadınlarda rahim iç tabaka kanserine (Endometriyum kanseri) neden olan bazı hücresel değişikliklerin engellemesinde kullanılmaktadır. Bu etki progesteron hormonunun rahim kanseri önleyici etkisinden başka bir  şey değildir.
 
 

MYOMEKTOMİLER

  1. Myomektomi rahmin korunarak myomların cerrahi olarak temizlenmesi operasyonuna verilen isimdir.
  2. Günümüz modern jinekolojik cerrahi prensiplerine göre kişinin yaşı ve statüsü ne olursa olsun organ kaybına neden olmayacak cerrahiler öncelikli olarak uygulanması gereken yaklaşımlardır.
  3. Myomlar  kanser olmayan vücudun diğer bölgelerine atlamayan sadece rahim dokusunda kalan iyi huylu tümörlerdir. Kadınlarda özellikle 45-50 yaş üzerinde her 5 kadından birinde izlenmektedir.
  4. Rahim üzerinde yerleştiği bölgeye göre şikayetlere neden olurlar. Myomlar adet kanamalarının oluştuğu rahim boşluğuna doğru büyüme gösterir ise düzensiz, ağrılı ve uzayan kanamalara neden olurlar. Bu tip rahim içi myomlar büyümeden de şikayet oluştururken, bazı büyük olanları rahim dışına doğru büyüyerek çoğu kez yakınmalara neden olmayabilir ve hasta tanıyı şaşkınlıkla karşılayabilir.
Hasta hakları göz  önünde tutularak doğurganlık çağındaki hastalarda, tıbben uygun ise myomların rahim korunarak myomektomi ile çıkartılmasında fayda vardır.

TÜP BEBEK

  • Kadın üreme sisteminin bir parçası olan tüplerin tıkalı olması, hiç olmaması veya cerrahi olarak alınmış olması,
  • 1 yıldır korunulmamasına rağmen gebelik oluşmaması sonucu hasta yaşı ve hormonal durumuna bağlı olarak en fazla 6 aşılama sonucu gebelik oluşmaması,
  • Yumurtalık rezervinin az olması,
  • Genital tüberkülozun olması,
  • Yaygın endometriozisin ( çikolata kisti ) olması,
  • İleri hasta yaşı,
  • Bazı hormonal ve fiziksel bozukluklar olması,
  • Tekrarlayan düşükler,
  • Sperm sayısının 2 milyonun altında veya fonksiyonlarının bozuk olması,
  • Sperm kanallarının tıkalı olması ve klasik tedavilerin başarılı olmaması,
  • Açıklanamayan kısırlık vakaları,
  • Genetik faktörler gibi nedenlerle tüp bebek tedavisi yapılmaktadır.
 
 

MENOPOZ

  • Menopoz bir hastalık değildir.        
  • Hormon seviyelerinin yükselerek adet bozukluğunun belirdiği dönemle başlayan ve kanamanın tamamen bitişiyle seyreden  süreçtir .
  • Ortalama kadın ömrü 80’li yaşlara ulaşmıştır, dolayısı ile kadınlar ömrünün yaklaşık 1/3 ini menopoz ile geçirmektedir.
  • Kadınların %24 ‘ü menopoz ile ilgili herhangi bir rahatsızlık hissetmeden bu dönemi geçirmektedir.
  • Bu sürecin başlamasıyla tedavisiz vakalarda ;
  • Ateş basması , gece terlemeleri , depresyon , yorgunluk hissi ,  cinsel isteksizlik , eklem ve kas ağrıları gibi fiziksel şikayetler,kemik kaybı ,  osteoporotik kırıklar , kalp hastalıkları , Alzheimer gibi uzun vadede biyolojik sorunlar yaşanabilir.
    1. Yaşam kalitesini düşüren menopoz şikayetlerini ilaç tedavisi ile yenmek mümkündür.
    2. Kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteronun menopozla birlikte azalması ve takiben kesilmesi ile birlikte ortaya çıkan hormonal eksikliğin, ‘yerine koyma‘ da denilen hormon replasman tedavisi ( HRT ) ile giderilmesi  hayat kalitesi ve yaşam süresi açısından önemlidir.
    3. Menopozla birlikte her yıl düzenli olarak yaptırmanız gereken testler ( Smear , mamografi, kemik yoğunluğu, karaciğer enzimleri, şeker gibi ) diğer hastalıklardan korunmanız açısından da son derece değerlidir.

ENDOMETRİOZİS

  • Endometriozis, rahim iç zarını oluşturan ve adet kanı ile atılan endometrium tabakasının rahim dışındaki vücudun diğer bölgelerinde bulunması durumudur.
  • En çok yumurtalıklarda, tüplerde, rahim dış yüzeyinde, pelvis denilen karın boşluğunda, anal kanalın arkasında ve barsaklarda görülür.
  • Rahim dışındaki endometriozis odakları adet dönemlerindeki hormonal durumdan etkilenerek harekete geçerler.
  • Adet dönemlerinde rahim içinde olduğu gibi endometriozis odaklarında da kanama oluşabilir.Bu  kanama adet kanı gibi vücuttan atılamadığı için diğer dokulara hasar verebilir ve kanamayla birlikte diğer organlara bulaşabilir.
  • Bu kanama dönemleri çoğu hasta için son derece ağrılı ve ızdırap vericidir.
  • Endometriozis bir kısırlık sebebidir, yumurtalık veya tüplere tutunarak bu organların işlevini bozması sonucu çocuk sahibi olamayan kadınların %30-40 ‘ını oluşturmaktadır.
  • Endometriozisli hastaların çocuk isteğini ertelememesi önerilir.
  • Endometriozis tanısı her ne kadar elle veya ultrason ile konulsa da kesin tanı laparoskopik ameliyatla konulmaktadır.
  • Endometriozis çeşitli ilaç ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilerek çocuk sahibi olunması sağlanıp mevcut şikayetler ortadan kaldırılabilinse de tekrarlama olasılığı vardır.